Küçük Bir Parça, Devasa Bir Sorumluluk: King Pin Gerçeği

Pleyt kilidi tutmazsa, yol tutmaz

 

Her zamanki gibi sahadayız…
Her zamanki gibi Ekspertizdeyiz…

Ve yine her zamanki gibi;
Nerede ilginç bir hasar, nerede farklı bir detay varsa,
Biz oradayız.

Dosya ihbarı geliyor…
İhbar föyünde kısa ve sade bir ifade:

“Römorkta hasar var.”

İlk bakışta sıradan bir dosya gibi…
Ama sahaya çıktığında işin rengi değişiyor.

Çünkü kimsenin aklına ilk etapta şu gelmez:

Römork, çekiciden ayrılmış…
Pleytten kurtulmuş…
Yola düşmüş…

Açık söylemek gerekirse; şaşırmamak elde değil.

Zira bu tür bir hadise, ağır vasıta sahasında sık karşılaşılan bir durum değildir.
Hatta çoğu zaman, en ağır devrilme tür kazalarda dahi king pin – pleyt bağlantısının yerinde kaldığı görülürken, böyle bir ayrılma ile karşılaşmak başlı başına dikkat gerektiren bir durumdur.

İşte tam bu noktada refleks devreye giriyor…

Dosya artık sıradan bir hasar dosyası değildir.
Bu, incelenmesi gereken bir “olaydır”.

Ve doğal olarak;

Hemen detaylı ve sıkı bir teknik inceleme başlatılıyor.

İlk incelemede gözler direkt çekici ve römork bağlantısına gidiyor. Çünkü bu tür bir ayrılmada cevabı aranan ilk yer, king pin ile pleyt arasındaki ilişki oluyor. Ancak sahada karşılaşılan tablo çoğu zaman beklentinin dışında gelişiyor. King pin ucunda herhangi bir eğilme, kırılma ya da zorlanmaya bağlı deformasyon bulunmuyor. Aynı şekilde çekici üzerindeki pleyt ve tablası yüzeyinde de darbe veya zorlayıcı kopmayı gösterecek bir iz yok.      Kilit sistemi de gayet yerinde sağlam ve çalışır vaziyette olduğu görüldü. Yani sistem zorlanarak ayrılmamış.

Bu noktada insan ister istemez durup düşünüyor; ortada ne çarpma var ne darbe, ne devrilme…

O zaman bu bağlantı nasıl ayrıldı? İşte tam bu soru, dosyanın yönünü değiştiriyor. Çünkü artık mesele hasar değil, bağlantının neden tutmadığıdır.

Derhal tutulan zabıtlara, söylenen beyanlara bakılıyor, ne kadar bağlayıcı, ne kadar gerçekçi olduğu tartışılır.

Kimisinde,

“Rampa çıkıyorduk…”

Kimisinde,

“Çukura girdik çıktık… Römork ayakları çarptı…”

Kimisinde ise…

“Tümsek atladık…” diye ifadeler uzayıp gidiyor.

Tamam…
Ama buralarda durmak lazım. Yol detaylarına baktığında aslında tablo biraz daha netleşiyor. Zemin tamamen düz değil, söylenen ifadeler yol şartlarını doğrular nitelikte, belirli noktalarda kot farkı var, özellikle yol geçişlerinde ve birleşim yerlerinde römork ayaklarının zemine temas edebileceği bir yapı söz konusu. Bu temasın oluşması mümkündür, hatta sürücü beyanı ile de örtüşür durumlar söz konusu. Ancak teknik açıdan meseleye baktığımızda, bu tür bir temasın tek başına sağlam ve emniyetli şekilde kilitlenmiş bir king pin – pleyt bağlantı sistemini çözebilecek bir kuvvet oluşturması mümkün değildir. Çünkü bu sistem, zaten dinamik yükler, yol titreşimleri, eğimler ve ani yük transferleri altında çalışacak şekilde tasarlanmış bir sistemdir. Yani yol üzerindeki kot farkı, sistemin normal çalışma şartları içerisinde değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Dolayısıyla bu temas, olsa olsa mevcut bir zafiyeti ortaya çıkarır; tek başına bağlantıyı çözen bir etki olarak kabul edilemez.

Rampa var diye…

Bu sistem çözülmez.

Çünkü bu sistem:

Rampa için tasarlanmıştır zaten.

Çukur var diye…

Bu sistem çözülmez.

Çünkü bu sistem:

Çukur için tasarlanmıştır zaten.

Tümsek var diye…

Bu sistem çözülmez.

Çünkü bu sistem:

Tümsek için tasarlanmıştır zaten.

Ama…

Eğer bir şey eksikse…
Eğer kilit tam oturmamışsa…
Eğer sistem yorgunsa…

İşte o zaman rampa konuşur, Çukur konuşur, Tümsek Konuşur.

 

Ve burada konu gelip tek bir noktaya dayanıyor:

 

Kilit mekanizması

Çünkü bu işin özü şudur:

King pin sağlam olabilir…
Tabla sağlam olabilir…

Pleyt sağlam olabilir…
Ama kilit tutmuyorsa…

Sistem yoktur.

Sistem çökmüştür.

Kilit mekanizması dediğimiz yapı; sadece kapandı gibi görünen bir kol değildir. Bu sistem; king pin’i kavrayan kilit çeneleri, bu çenelerin çalışma toleransları, ayar mekanizması ve emniyetli kilitleme prensibinden oluşur. Bu parçaların tamamı birlikte çalıştığında gerçek anlamda bir “kilit” oluşur. Aksi durumda ise bağlantı yapılmış gibi görünse bile gerçekte emniyetli bir kavrama sağlanmış olmaz.

Eğer sürücü, çekici ile römorku bağlantı esnasında tam anlamıyla evlendirmemiş, yani king pin’in kilit çeneleri tarafından tam kavranmasını sağlamamış ise; bağlantı ilk etapta yapılmış gibi görünür. Sürücü bağlantının tamamlandığını düşünerek yola devam eder. Ancak bu durumda king pin ile pleyt arasındaki ilişki yüzeysel bir temas seviyesinde kalır.

Araç hareket haline geçtiğinde ise; yol titreşimleri, küçük tümsekler, iniş-çıkışlar, yük transferleri ve şasi hareketleri bu zayıf bağlantı üzerinde sürekli zorlanmalar oluşturur. İlk anda herhangi bir sorun hissedilmeyebilir. Ancak bu etkiler zamanla bağlantıyı gevşetir ve king pin’in kilit çenelerinden sıyrılarak yuvasından kurtulmasına neden olur. Bu durum çoğu zaman ani bir kırılma şeklinde değil, fark edilmeden gelişen ve bir anda sonuç veren bir çözülme şeklinde ortaya çıkar.

İşte o an…

Hiç kimsenin istemediği o an…

Römork düşer. Ve evlilik biter.

Ve artık konu hasar değildir.

Tonlarca ağırlıktaki bir yapı, kontrolsüz şekilde yola düşer ve sürüklenmeye başlar. Bu noktadan sonra ne sürücü ne de trafikteki diğer araçlar için durumu kontrol etmek mümkündür. Bu tür hadiseler sadece maddi hasarla sınırlı kalmayıp, çok ciddi can ve mal güvenliği riskleri doğurabilecek niteliktedir.

Bu nedenle açık konuşmak gerekir:

Bu bir “durduk yere kopma” değildir.
Bu bir “kaza” da değildir.

Bu, bağlantının doğru yapılmaması ve sistemin görevini yerine getirememesidir.

King pin – pleyt bağlantısı küçük bir parça gibi görünür.
Ama yaptığı iş küçücük değildir.

Bu bir bağlantı değil
Bu bir emniyet sistemidir

Ve unutulmamalıdır:

Sağlam king pin kazada bile bırakmaz.                                                                                                                                                  Zayıf kilit mekanizması ve dikkatsizlik ise felaketi getirir.

Son Söz;  “Durduk Yere Çıkmaz… Çıkıyorsa Bir Sebebi Vardır”

 

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.